Bilgisayar Destekli Vpretim
Mayıs 09, 2021, 02:06:14 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hiç ummadığınız halde kabul olduğunu düşündüğünüz duanız var mı?  (Okunma Sayısı 9878 defa)
admin
Turgut Kuzan
Administrator
Genç üye
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 93


Yaratanı zikreden her varlığı seviyorum.

t_kuzan@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« : Haziran 21, 2008, 10:45:20 ÖS »

Hiç ummadığınız halde kabul olduğunu düşündüğünüz duanız var mı?

Mü'min suresi 60. ayette şöyle buyurulmaktadır:
Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin, size İCABET edeyim.
Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir.

Bu ayet ile ilgili şöyle bir soru akla gelebiliyor:

Birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor.
Halbuki âyet umumîdir; 'Her duaya cevap var'.


Bu ayetle ilgili olarak şu şekilde bir açıklama yapılmaktadır :

Cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevap vermek var.
Fakat kabul etmek, istenileni aynı şekilde vermek, Cenâb-ı Hakkın hikmetine tâbidir.
Meselâ,
Hasta bir çocuk: "Ya doktor, bana bak."
Hekim: "Ne istersin?"
Çocuk "Şu ilâcı ver bana" der.
Doktorise, ya aynen istediğini verir veya onun hastalığına istinaden ondan daha iyisini verir veya hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez.

Doktorun, çocuğun istediği ilacı vermemesi onun çocuğa cevap vermediği anlamına gelmez.

Üç Çeşit duânı (bir engel olmaması şartıyla) olmazsa dâimâ KABUL edildiği gözlenmiştir.

1. Kabiliyet dili: Bütün bitki ve hayvanâtın duâları gibi ki, herbiri kabiliyetleriyle bereket ve bolluk sahibi olan Allah (c.c.) dan istiyorlar.


2. Yaratılıştan olan ihtiyaç dili: Bütün canlıların güçlerinin (kabiliyetlerinin) yetmediği zorunlu ihtiyaçları için duâlarıdır ki, hayatlarını devam ettirebilecek miktarda rızk istiyorlar.

3. Çaresizlik ve mecburiyet dili : Zaruret içinde kalan herbir ruh sahibi,  kesin bir sığınma ile duâ eder, Rahim olan Rabbine yönelir.

Cuzi irademizle yapabildiğimiz dualar çaresizlik ve mecburiyet dili kapsamındadır.
Kendimizi ne kadar çok çaresiz hissedersek duamızda o nisbette samimi olabiliriz.

Cuzi irademizle yapabildiğimiz dualar iki türlü olabilmektedir.

Fiili Dua : Meselâ, bir işin olması için gerekli şartları yerine getirmek. Örnek : Ürün alabilmek için tarlayı sürmek, ekmek.

Kalb ile yapılan dua : Fiili duaya ek olarak veya fiili olarak yapılacak bir şey olmadığında kalp ve dil ile yapılan dualar.
Bu tür duanın en önemli özelliği,   en güzel gâyesi, en tatlı meyvesi şudur ki:
Duâ eden kişi anlar ki, kalbinden geçeni işiten, her şeye eli yetişen, herbir arzusunu yerine getirebilecek,
aczine merhamet edebilecek, ihtiyacına yardım edecek biri var.

Yazımın başında sorumu sorarken -Hiç ummadığınız halde- ifadesini kullandım. Bu ifade biraz hatalıdır.
Kasteddiğim hususu iyi ifade edebilmek için bir örnek vermeyi uygun görüyorum.

1996 yılında çalıştığım işyerindeki patronum konumundaki bayan, bir vesile ile evleneceğim  bayanda aradığım vasıfları sormuştu.
Verdiğim cevap aşağıdaki şekilde oldu:

O öyle bir kişi olmalıdır ki, benden farklı özellikleri olmalı, benim ona aktarabileceğim ve ondan alabileceğim özellikleri olması gerekir.
Nasılsa İKİ KONUDA BENDEN ÜSTÜN OLAMAZ. Birincisi imanı konular, ikincisi bilgisayar konusu.

Bu cevabım üzerine şu soruyu yönellti:
- Bu iki konuda da senden üstün biri karşına çıkarsa ne yapacaksın?

O zamanlar böyle biriyle tanışmayı imkan dahilinde görmediğim için bunun mümkün olmadığını söyledim.
Aynı soruyu ısrarla sormaya devam etti.
Benim cevabım değişmedi.
- Böyle biriyle karşılaşmam mümkün değil.

2005 aralık ayında bekar bir bayanla e-posta yoluyla haberleşmeye başladım.
2006 yılı haziran ayında tanıştık.
Bu bayan maddi , manevi yönden benden üstün özelliklere sahip ve bir yönüyle bilgisayarda benden üstün bir durumda.
1996 yılında kibirlenerek böyle biri ile karşılaşmam mümkün değil dediğim için (aslında böyle bir kişi ile karşılaşmak istediğim için)
Allah (c.c.)  bu insanı karşıma çıkartarak büyüklüğünü gösterdi.

Başınıza gelmiş olan bu tür olaylar varsa bizimle paylaşır mısınız?
Logged

Yaratanı zikreden her varlığı seviyorum.
meteoo
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Haziran 25, 2008, 09:02:22 ÖS »

Abi bu gece Almanya maçında durum 2-1 dedim gidiyoruz artık iş bitti ama içimden oğlum Ferit hayırda şerde Allah tan demiş lokman hekim Allah'tan ümit kesilmez dedim başladım duaya birden semihin gölü geldi Kahkaha
Tabi fatih terimin herşeyi ben yaparım mucize yoktur gibi sözleri dk 89 da gol yememize sebep oldu Allah'ın sopası yok demek herşeyi sen yaptın dedi Al o zaman dk 89 da ye gölü dön evine dedi.
Logged
majmaj
Öğretmen
Yeni üye
*
Mesaj Sayısı: 15


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #2 : Şubat 15, 2009, 11:36:55 ÖÖ »

''İKİ KONUDA BENDEN ÜSTÜN OLAMAZ. Birincisi imanı konular, ikincisi bilgisayar konusu.''

Hocam bu kadar iddialı bir sözü nasıl söyleyebildiniz bende ona şaştım şimdi.

Her iki konuda o kadar sınırsız ki bilgiler.
Helede iman konusunda bu kadar iddialı nasıl konuşabildiniz? Demek o an öyle hissettiniz.

Dualar konusuna gelince:
  İnsan hayır mı şer mi ne olacağını bilemediği için dualarla isteklerde bulunuyor.
Bunun hayrını yada şerrini bir tek Allah bildiği için, bizim için sonucu şer olacakları kabul etmiyor. Ancak biz olayı daha sonra idrak edebiliyoruz, yada anlayamıyoruz.

  Aslında tavsiye edilen ''Allah'ım şu işim benim için hayırlı olacaksa,senin rızansa ver,dualarımı kabul et'' demek.
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!

Sınava Hazırlık


Sitemiz hakkında bilgi almak için buraya bakabilirsiniz.


MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 0.0108 saniyede 12 sorguyla oluşturuldu