Bilgisayar Destekli Vpretim
Haziran 23, 2021, 09:47:11 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir insanın sizi sevdiğini nasıl anlarsınız?  (Okunma Sayısı 13634 defa)
admin
Turgut Kuzan
Administrator
Genç üye
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 93


Yaratanı zikreden her varlığı seviyorum.

t_kuzan@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« : Ekim 05, 2009, 09:09:47 ÖÖ »

Bir insanın sizi sevdiğini nasıl anlarsınız?

1. Rabbim beni sevmiyor mu?
Uzun sürdüğüne inandığımız sıkıntılı dönemlerimizde şeytanın telkiniyle aklımıza gelen bir sorudur bu.

MÜ'MİNUN suresi 112-114. ayetlerde şöyle buyurulmaktadır :
Dedi ki: "Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?" (112)
Dediler ki: "Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor." (113)
Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz," (114)

Yeryüzünde kaldığımız süreyi dikkate aldığımızda sıkıntılı geçen süremizin ne kadar az olduğu ortaya çıkmaktadır.
Bu kadar kısa süren sıkıntıya SABREDEMEYİP Rabbimiz bizi sevmiyor şeklinde bir düşünceye kapılmamız doğru mudur?

Peygamber efendimizin şu sözünü hatırlamakta faydalı olacaktır :

Allah bir kulunu severse ona musibet verir ki, dua ve dileğini işitsin. (Camiü's-Sağir, Hadis no: 353)

2. YUNUS suresi 22-23. ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Karada ve denizde sizi gezdiren O'dur.
Öyle ki siz gemide bulunduğunuz zaman, onlar da güzel bir rüzgarla onu yüzdürürlerken ve (tam) bununla sevinmektelerken, ona çılgınca bir rüzgar gelip çatar ve her yandan dalgalar onları kuşatıverir; onlar artık bu (dalgalarla) gerçekten kuşatıldıklarını sanmışlarken, dinde O'na 'gönülden katıksız bağlılar (muhlisler)' olarak Allah'a dua etmeye başlarlar: "Andolsun eğer bundan bizi kurtaracak olursan, muhakkak sana şükredenlerden olacağız." (22)
Ama (Allah) onları kurtarınca, hemen haksız yere, yeryüzünde taşkınlığa koyulurlar. Ey insanlar, sizin  taşkınlığınız, ancak kendi aleyhinizedir; (bu) dünya hayatının geçici metaıdır. Sonra dönüşünüz bizedir, biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz. (23)

***
Sıkıntısız hayat geçiripte (sürekli) Rabbini hatırlayan kaç kişi vardır?
Sıkıntılı zamanlarında Rabbini hatırlamayan kim vardır?

Kişiler, sevdiklerinin her zaman kendilerini düşünmesini ister.
Eğer Rabbimizi sadece sıkıntılı anlarımızda hatırlıyorsak (ve  Rabbimiz de bizi seviyorsa,) bizi çeşitli sıkıntılarla imtihan ederek kendisini unutturmaması normal değil midir?

3. Bir kaç gün önce bir pikniğe gitmiştik. Piknik dönüşü önümüzde anne, baba ve 3-4 yaşlarındaki bir çocuktan oluşan bir aile yürüyordu.
Çoçuk kendine zarar verecek ve başkalarına rahatsız edecek şekilde yürüdüğü için annesi elinden tutmak istiyor, çocuk elinden tutulmasını istemiyor, sürekli kaçıyordu.
Bir süre sonra annesi çocuk ile ilgilenmeyi bıraktı.
Bu sefer çocuk annesinin ilgisini çekmek için sorular sormaya başladı.
Annenin klasik tepkisi :
- Seninle konuşmuyorum.
Çocuk:
- Anne elimden tutma ama n'olur benimle konuş.
Bu diyaloğu duyunca, benim şu çocuktan farkım ne diye düşündüm.
Ben de Rabbim, ben senin istediklerini yapmayayım, namazımı  (güzel bir şekilde) kılmayayım, kendime zarar verecek, başkalarını rahatsız edecek davranışlarda bulunayım ama sen benimle konuş, beni sevmeye devam et...
demiyor muyum?

(Kalbi kararmamışsa) Bir annenin evladını sevmemesi mümkün mü?
Rabbimin aciz kullarını sevmemesi mümkün mü?

4. Seven kişi, sevdiği kişinin hoşuna gidecek sözler söylemeye, davranışlar yapmaya özen gösterir. Bu doğru ve doğal bir uygulamadır.
Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir husus vardır.
İnsan RUHUNU ETKİLEYEN iki unsur vardır.
1. Gönül unsuru (İnsan kalbinde Peygamber efendimizin manevi varlığı olarak düşünülebilir.)
2. Nefs unsuru (İnsan kalbinde şeytanın manevi varlığı olarak düşünülebilir.)
Söz ve davranışlarımızla muhatabımızın nefsine hitap edecek olursak zaman içinde sevgi, şeytanın oyuncağı haline gelir.
Taraflara zarar verecek durumlar ortaya çıkar.
Söz ve davranışlarımız muhatabımızın gönlüne hitap etmek zorundadır. Ancak o zaman muhatabımızın (gerçek anlamda) sevgisini kazanabiliriz.

5. Hangi söz ve davranışların nefse,  hangi söz ve davranışların gönüle hitap ettiğine nasıl karar verebiliriz?
Rabbim beni sevmiyor mu? sorusuna cevap olarak şu cümle kullanılmaktadır:
- Kalp bir aynadır. Kalbine bakarak Rabbinizin size sevgisini anlayabilirsiniz. Rabbimize sevginiz hangi ölçüde ise en az o nisbette Rabbimiz tarafından seviliyorsunuzdur.
(Bu benzetmeyi HATALI bulmakla birlikte konuyu anlamayı kolaylaştırması yönüyle kullanmayı tercih ettim. Rabbimizin kullarına sevgisi dünya ölçüleri ile ifade edilemez.)   

-Kalp bir aynadır- tanımlamasını uygun buluyorum. Eğer sevginiz SAMİMİ ise söz ve davranışlarınız gönüle hitap eder.
Bazen acıma, beğenme, hoşlanma, merhamet, yardımseverlik, aşık olduğunu sanma vs. duygular (samimi) sevgi duygusu ile karıştırılır.
Bu tür durumlarda sevgide samimi olunmadığı için şeytanın oyuncağı haline gelmek kaçınılmazdır.
Samimi bir sevginin muhatabında karşılık bulmaması mümkün değildir.
6. Sevgi çatışması... Bazen iki ayrı konuya/insana duyulan sevgi birinden birini tercih etmek zorunluluğunu doğurur.
İnandığınız değerler, savunduğunuz fikirler bazen kişilere duyduğunuz sevgiden daha baskın olur.
Bu durumda tercih genellikle değerler ve fikirler yönünde olur ve kişiler ihmal edilir.
Bu durumu sevginin samimi olmadığı şeklinde yorumlamak hata olur.
Yıllardır bilgisayar destekli öğretim konusunda çalışmalar yapmaktayım.
Bilgisayar destekli öğretim konusundaki çalışmalarımı daha verimli yapabileceğim bir kurumda çalışmak ile sevdiğim bir insan ile iletişimi devam etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalsam (kibir olmaması niyazıyla)  büyük bir ihtimalle tercihimi bilgisayar destekli öğretim konusunda  çalışmalar yapmak yönünde kullanırım.

7. Malûmdur ki, her kalb, kendine ihsan edeni sever ve hakikî kemâle muhabbet eder ve ulvî cemâle meftun olur.
    Malûmdur ki, insan sevmediği ve istiskal ettiği adamların nazarından sıkılır, müteessir olur.

ihsan: güzelce verme, iyilik.
kemâl: olgunluk, erginlik, tamlık.
ulvî: yüce.
cemâl: güzellik.
meftûn: tutkun, vurgun.
istiskal: yüz vermeyerek kovma.
müteessir: etkilenen, üzülen.
nazar: bakış, görüş, göz değmesi.

8. Bir biri ile çelişen iki atasözü :
aşk ağlatır, dert söyletir :  âşığın yüreği yaralıdır ve daima ağlar, bir derdi olan da herkese derdini anlatır.
dert ağlatır, aşk söyletir :  derdi olan acı çeker, ağlar; âşık olan kimse de içindeki duyguları dışa vurup ferahlamak için durmadan söylenir.

Samimi sevgi kişileri üretimde bulunmaya zorlar. Kimi  şiir üretir, kimi roman yazar, kimi derdini (sevgisini) anlatmak için web sitesi açar, kimi program yazar, kimi (inandığı değerleri için) gurbet ellere gider...
Kişi bir şeyler üretemiyorsa sevgisinin samimi olmadığı düşünülebilir.

9. Günümüzde birbirini seven kişiler duygularını telefon, MSN gibi ANLIK iletişim araçlarında veya yüzyüze konuşarak ifade etmeyi tercih etmektedirler.
Mektup yazmak, e-posta göndermek yöntemi ile duyguların ifade edilmesindeki İNCELİK gözardı edilmektedir.
Mektup veya e-posta yazarken sevdiğinizi DÜŞÜNÜRSÜNÜZ, ona en güzel cümlelerle ihtap etmeye çalışırsınız.
Kinayeli, edebi cümeleler kullanarak duygularınızı en güzel şekilde ifade etmeye çalışırsınız.
Mektup veya e-posta yazarken duyacağınız HEYECANIN ayrı bir tadı vardır. Bu heyecan anlık iletişimde yaşanamaz.
Birde sabırsızlıkla cevabın gelmesini bekleme HEYECANI vardır.
İnsanların bu güzel duyguları yaşamamak için TEMBELLİK etmelerini anlayabilmiş değilim.

10. Seviyorsa vazgeç(e)meyecektir.Bazı insanlar (özellikle bayanlar ve çocuklar) kişilerin sevgisini (bilinçli veya bilinçsiz olarak) test etmek eğilimindedirler.
Çocuklar annelerini çıldırtmak için yapmadıkları yaramazlık bırakmazlar.
Bilirler ki anneleri (kalpleri kararmamışsa) kendilerini sevmekten asla vazgeç(e)mez.
Anneler kızarlar, küserler, sitem ederler vs. ama evlatlarını sevmekten vazgeçemezler.
Bir anne yıllarca kendisini aramasa sormasa bile evladını sevmekten vazgeçemez.
Yıllar sonra boynuna sarılıp, samimi bir özür dileyen evladını bağışlamayacak, bağrına basmayacak bir anne tahayyül edebiliyor musunuz?
Kulları emirlerini yerine getirmese de, kendilerine ve başkalarına  zarar verecek davranışlarda da bulunsa Rabbimiz kullarını sevmekten vazgeçmez.
Rabbimizin, ömrünün sonbaharında bile olsa, samimiyetle kıyama durup, Rabbim huzuruna geldim, senden başka sığınacak kapı bulamadım diye yalvararak secdeye kapanan bir kulunu affetmeyeceğini düşünebilir misiniz?
Kişilerin sevgisini test etmek aklımın ucundan bile geçmez. Kişilerin beni sevip sevmediklerini umursamam.
Sevgimdeki samimiyetten eminsem, muhatabımın gönlüne girecek bir yol her zaman bulunur.
Samimi bir sevginin muhatabında karşılık bulmaması mümkün değildir.

11. Sevgiye zaman ayırmak gerekir.
MSN iletilerimde ve forumlarda imza olarak kullandığım cümlelerden biri şudur:
İşlerimi bilgisayarıma yaptırıyorum, insanlara sevgimi iletmek için zamanım bana kalıyor.

Günümüzde o kadar çok şey ile meşgul olmak gerekiyor ki, sevdiğimiz insanları düşünmek için zaman bulmakta zorlanıyoruz.
Kişiler bilgisayar ile neler yapabileceklerini bilmedikleri için, bilgisayar ile kısa sürede yapabilecekleri şeyleri, kendileri yapmak için uzun vakitler harcamak zorunda kalıyorlar.
Bilgisayarı daha aktif kullanarak, tasarruf edilecek zamanı sevdiğimiz insanlara ayırabiliriz.

İnsanların sizi (samimi olarak) sevip sevmediklerini anlamakta kullandığınız yöntemler nelerdir?
Logged

Yaratanı zikreden her varlığı seviyorum.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!

Sınava Hazırlık


Sitemiz hakkında bilgi almak için buraya bakabilirsiniz.


MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 0.00491 saniyede 12 sorguyla oluşturuldu