Doğru Tercümesi :
       
   
   
   
   
   
   
   
   
   












MUST – Have to farkı

MUST: Konuşan kimsenin koyduğu zorunluluktur.
HAVE TO: Dışardan gelen belli bir zorunluluk belirtir.
1. ZORUNLULUK : Bir olayın gerekliliğine inanıyorsak bu durumu must kelimesi ile anlatırız. Must kelimesi karşıdan tartışma beklemeyen bir emir gibi kullanılır.
I must go. (Gitmeliyim - gitmem gerek, çünkü öyle istiyorum.)
He must go. (Gitmeli, çünkü ben öyle istiyorum.)
You must come early. (Erken gelmelisin, ben öyle istiyorum.)
Must çekimsiz fiili şimdiki zamanda kullanılır ve geleceğe dönük bir zorunluluğu anlatır.
Ama eğer zorunluluk devam etmiyorsa, geçmiş zamanda MUST kullanılmaz.
Birine bir tavsiyede bulunulduğunda must kullanılır.
Kendi düşüncelerimizi söylerken gereklilik duyuyorsak must kullanılır.
   
2. TAHMİN: İçinde bulunduğumuz zaman için akıl yürütme sonucu vardığımız yargıyı, yani tahmini ifade eder.
You must be tired. (Yorgun olmalısın.)
That book must be interesting. (O kitap ilginç olmalı.)
Tahmin bildirdiği zaman must, have to ile değiştirilemez.
Olumsuz kullanıldığı zaman not ile KAYNAŞMAZ.
You must not be tired. (Yorgun olamazsın, yorgun değilsin herhalde.) .
Soru cümlelerinde must yerine have to kullanılması daha yaygındır.
Do you have to go? (Gitmen gerekiyor mu?) Yes, I do / Yes, I must.    
Have to : Başka insanların uyması gereken kuralları hatırlatırken veya sadece kendimiz için değil genel bir gereklilikten söz ediyorsak have to kullanılır.
Have to çekimli fiildir ve kuralsız fiil olarak (has-had) biçimleriyle her tense ile kullanılabilir. Anlam bakımından must'a benzerse de, küçük farklılıklar vardır.
MUST: Konuşan kimsenin koyduğu zorunluluktur.
HAVE TO: Dışardan gelen belli bir zorunluluk belirtir.
You must go. (Gitmelisin, ben öyle istiyorum.)
You have to go. (Gitmen gerekiyor, çünkü öyle gerekiyor, senden gitmen bekleniyor.)
Have to ifadesinde, son sözcük olan to'dan sonra gelecek fiillerin de mastar (yalın) durumda olmalarını gerektirir.
I don't have to go. Do you have to go? He doesn't have to go.
Must ve have to olumsuz olarak kullanıldıklarında aralarındaki anlam farkı çeviride ortaya çıkar.
I mustn't go. (Gitmemeliyim. Gitmemem gerek.)
I don't have to go. (Gitmek zorunda değilim.)
afraid : korkmuş, korkar medicine : ilaç, tıp, hekimlik
correct : düzeltmek, doğru, kurala uygun mistake : yanlış, yanlış anlamak, hata
dark : karanlık, esmer, koyupainting : yağlıboya resim, ressamlık
exercise : antreman, egzersiz, alıştırmapay : ödemek, yararı olmak
exhibition : sergi, sergilemeretired : emekli
farm : çiftlik spill : dökmek
forget : unutmaksuitcase : bavul, valiz
hair : saç, kıl, tüy throw : atmak, fırlatmak
heavy : ağır, yoğun, ciddi, şiddetli uniform : üniforma
hungry : aç vet : veteriner
iron : ütü, ütülemek village : köy
t_kuzan@hotmail.com - www.turgutkuzan.com - tkuzan@gmail.com