Doğru Tercümesi :
       
   
   
   
   
   
   
   
   
   












Future Tense (Gelecek zaman)
"Yapacağım" biçiminde 'çevirebileceğimiz ve Türkçe karşılığı Gelecek Zaman olan bu tense en yaygın olarak iki türlü ifade edilir:
a) will/shall çekimsiz fiilleriyle
b) be going to kalıbıyla
Will/Shall Kullanılışı
Gelecekte yapılacak eylemleri anlatmak için kullanılır. Birinci tekil ve çoğul (I - We) şahıslarla shall, diğer şahıslarda will kullanılması tercih edilir.
1. Günümüz İngilizcesinde tüm şahıslar için will kullanılması yaygınlaşmıştır, ama İngiliz İngilizcesinde halen shall kullanılmaktadır.
Bu yapıyla gelecekte yapılacak, fakat önceden kesin olarak kararlaştınlmamış eylemlerin yapılacağı anlatılır.
2. Azim, karar, ısrar ve isteklilik gibi özellikler de bu iki çekimsiz fiille anlatılır.    
3. Will olumsuz olarak kullanıldığı zaman kabul etmeyişi ve isteksizliği belirten bir ısrarı gösterir.
The little girl just won't talk to me. (Küçük kız bir türlü benimle konuşmuyor.)
4. Emir cümleleri sonuna getirilen will you veya won't you bir daveti veya ricayı gösterir.
Take it away, will you? (Lütfen şunu götürüver, olmaz mı?) Come in, won't you? (İçeri girmez misiniz?)
5. Söz verme ya da korkutma anlamı için birinci tekil ve çoğul şahıslarda wjll, diğer şahıslarda shall kullanılır.
I will finish it before next week.(Gelecek haftaya kalmadan onu bitireceğim.)
Shall birinci tekil ve çoğul (I - We) şahıslarla, fikir almak istediğimiz zaman soru cümlelerinde kullanılır. (Günümüz İngilizcesinde yaygındır.) Bu soruyu soran kişi, karşıdan gelecek öneriyi yapmaya hazırdır.
Shall I open the window? (Pencereyi açayım mı?)
Shall we have some tea? (Biraz çay içelim mi?)
Shall we sorusunun cevabı hemen her zaman let's ... ile verilir.
Shall we have some tea? Yes let's (have some). No, let's not (have any).    
Going to :
Bu kalıp gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz, önceden kararlaştırdığımız, hatta bunun için bazı hazırlıklar yapmış- olduğumuz eylemleri anlatmak için kullanılır.
My father has bought some paint; he is going to paint the walls.
(Babam biraz boya aldı; duvarları boyayacak.)
Herhangi bir olayın olacağını kesin olarak belirten işaretler varsa ve bundan sonuç çıkarabiliyorsak, bu durumu anlatmak için be going to kullanılır.
it is going to rain; look at those clouds! (Yağmur yağacak; şu bulutlara bak!)
3. İkinci tekil ve çoğul (you) şahıslarda hayret ifade eden bir soru ya da bildiri için de kullanılır.
Are you going to kiss her? (Yoksa onu öpecek misin?)
DİKKAT: BE GOING TO kalıbı bir kimsenin niyeti sözkonusu değilse kullanılmaz.
You will get only what I give you. (Yalnızca ben ne verirsem onu alacaksın.)
Böyle bir cümlede will yerine be going to kullanılmaz, çünkü sözkonusu kişinin alacağı şey onun kendi niyetiyle ilgili değildir.    
Cümle Yapısı
BE fiili özneye uygun olarak am - are - is biçimlerini alır. Going to hiçbir değişikliğe uğramaz, ama to'dan sonra gelecek temel fiilin YALIN olması gerektiği unutulmamalıdır.
OLUMLU CÜMLE: ÖZNE + BE GOING TO + FİİL (YALIN)
BE (NOT) kaynaşması daha önce gösterildiği gibidir. Yukardaki çekimde değişik seçenekler gösterilmiştir.
SORU CÜMLESİ: BE + ÖZNE + GOING TO + FİİL (YALIN)
Be Going To Kalıbının Past Kullanılışı:
Geçmişte niyet edilmiş ama yerine getirilmemiş bir eylemi anlatmak için kullanılır. BE fiilinin geçmiş zaman biçimi olan was ve were ile going to kalıbı kullanılır.
I was going to play football yesterday afternoon. (Dün öğleden sonra futbol oynayacaktım.)
Why didn't you? (Neden oynamadın?)
it started to rain. (Yağmur yağmaya başladı.)    
almost: hemen hemen, az kalsın informal: resmi olmayan
believe: inanmak, sanmak, güvenmek kiss: öpmek
cloud: bulut lecture: konferans, ders vermek
coast: kıyı, sahil medicine: ilaç, tıp
coffer: sandık, çekmece mountain: dağ
coin: madeni para need: lüzüm, gerek, gereksinim
cost: fiyat, değer robber: soyguncu
cottage: küçük ev, kulübe special: özel, sıradan olmayan
cotton: pamuk steal: çalmak, aşırmak
flour: un teeth: dişler
grow: yetiştirmek, büyümüş tent : çadır
t_kuzan@hotmail.com - www.turgutkuzan.com - tkuzan@gmail.com