Doğru Tercümesi :
       
   
   
   
   
   
   
   
   
   












Çalışmanın kullanılması hakkında
1. Fare işaretçisi seçenek düğmelerinin üzerine getirildiğinde, seçenek düğmesinin işlevi hakkınde bilgi görüntülenir.
2. Üst satırda görüntülenen cümlenin tercümesini altındaki kutuya yazarak kontrol seçeneğini seçtiğiniz zaman cümlenin doğru tercümesi bir alt satırda görüntülenir.
3. Tercüme kontrol işlemini yaptırdığınız zaman cümleler tablo içine yazılır. Tablo içindeki cümlenin anlamını görmek için fare işaretçisini cümlenin üstüne getirmeniz yeterlidir.



DERS - 10 : Should - Shouldn't

1.TAVSİYE etmek ifade eden cümleler yapmak için kullanılır. Türkçeye -ineli, -mesi gerek biçiminde çevrilmesine rağmen zorunluluk göstermez.
You should study harder. (Daha çok çalışmalısın.)
You shouldn't spend so much moncy. (Bu kadar para harcamamalısın.)
Geçmiş zamanda da kullanılır ve biçim olarak değişmez. Ama bu durumda yan cümlecik içindedir.
I told him he should study harder. (Ona daha çok çalışmasını söyledim.)
He said I should stay with him. (Onunla kalmam gerektiğini söyledi.)
2. BEKLENTİ: Bilinmeyen veya gelecekte olacak bir şey hakkındaki bekleyişi ifade eder.
Must kelimesi halen ya da bu ana dek olan bir şey için tahmin yürütür, should geleceğe dönüktür.
You must be hungry. (Aç olmalısın: şu andaki durum)
This book should be interesting. (Bu kitap ilginç olmalı: daha okunmamış, gelecekte)    
Olumsuz cümlelerde:
You shouldn't sleep so late. (Bu kadar geç saate dek uyumamalısın.)
Their bus shouldn't arrivc in Ankara yet. (Otobüsleri henüz Ankara'ya varmamış olmalı.)
Soru cümlelerinde:
Should we eat now? (Artık yesek mi?)
Should they take a taxi? (Taksiye binsinler mi dersin?)
Shall I... diye başlayan bir kimse diğer kişinin vereceği cevabı yapmaya hazırdır.
Should I... diye sorulduğunda, diğer kişinin tavsiyesi isteniyordur, buna uyulur veya uyulmayacaktır.
Koşul cümlelerinde should, if yerine kullanılabilir.
Should anthing happcn, who would help you? (Eğer bir şey olsaydı, sana kim yardım ederdi?)    
apologise : özür dilemek fresh : taze
avoid : kaçmak, kaçınmaklocal : yerel, yöresel
ban : yasaklamakluggage : bagaj
borrow : borç almaknuclear : nükleer
celebrate : kutlamakpullover : kazak
complain : şikayet etmekrespect : saygı
consult : danışmak, başvurmakrevise : gözden geçirip düzetmek
decide : karar vermektransport : taşıma, taşımacılık
emergency: acil durumtreat : davranmak, tedavi etmek
environment : çevre, ortamtruth : gerçek, doğruluk
forget : unutmakZoo : hayvanat bahçesi
t_kuzan@hotmail.com - www.turgutkuzan.com - tkuzan@gmail.com